Sınav bittikten sonra kâğıdı okumanın yolu
Bir sınavın öğretici kısmı çoğunlukla sonrasındaki incelemededir. Hataları türlerine ayırmak, çalışma planını baştan şekillendirir.
Mertan Ersöz Güncelleme: 3 dk okuma
Sınav bittiğinde çoğu öğrencinin ilk isteği kâğıdı unutmaktır. Yorgunluk, hayal kırıklığı ya da rahatlama, insanı sonuçtan uzaklaştırır. Oysa bir sınavın öğretici kısmı çoğunlukla sınavın kendisinde değil, sonrasında yapılan incelemededir. Doğru yanıtlar zaten bildiğinizi teyit eder; asıl bilgi hatalarda saklıdır. Hataları tek tek okumak yerine türlerine ayırmak, çalışma planınızı değiştirecek kadar net bir tablo çıkarır.
Her hata aynı hata değildir
Yanlışları sınıflandırmadan bakınca hepsi tek bir yığın gibi görünür ve "daha çok çalışmalıyım" gibi işe yaramaz bir sonuca varılır. Oysa hatalar en az dört başlıkta toplanır. Birincisi bilgi eksikliğidir: konu hiç öğrenilmemiştir ya da yarım öğrenilmiştir. İkincisi anlama hatasıdır: konu bilinir ama soru yanlış anlaşılmıştır. Üçüncüsü işlem ve dikkat hatasıdır: yol doğrudur, ara adımda kayma olmuştur. Dördüncüsü ise strateji hatasıdır: soruya çok zaman ayrılmış, sıralama kötü kurulmuş ya da boş bırakılması gereken soruda ısrar edilmiştir.
Bu ayrım önemlidir, çünkü her birinin çaresi farklıdır. Bilgi eksikliği konuya dönmeyi gerektirir. Anlama hatası soru okuma alışkanlığıyla ilgilidir. İşlem hatası dikkat ve tempo meselesidir. Strateji hatası ise tamamen sınav yönetimidir ve konu tekrarıyla düzelmez. Hepsine aynı ilacı vermek, zamanın büyük bölümünü zaten bilinen konuları tekrarlamakla geçirmeye yol açar.
İncelemeyi ne zaman ve nasıl yapmalı
En verimli zaman, sınavın üzerinden birkaç saat ile bir gün geçtikten sonrasıdır. Hemen sonrasında duygular yüksektir, bir hafta sonra ise soruların hafızadaki izi silinir. İnceleme sırasında elinize bir kâğıt alın ve her yanlış için üç şey yazın: soru neyi soruyordu, siz ne yaptınız, doğru yol neydi. Üçüncü satırı kitaptan kopyalamak yerine kendi cümlelerinizle yazmak şarttır; kopyalanan çözüm ertesi gün buharlaşır.
Boş bıraktığınız sorular da incelemeye dahildir. Bilmediğiniz için mi, zaman kalmadığı için mi boş bıraktığınızı ayırt edin. İkinci durum bir bilgi sorunu değil, tempo sorunudur ve çözümü farklı bir soru sırası denemektir.
Doğru yanıtları da gözden geçirin
Kulağa gereksiz gelse de doğru yanıtların bir bölümü tahmine dayanır. İşaretlerken tereddüt ettiğiniz soruları sınav sırasında küçük bir işaretle ayırmayı alışkanlık hâline getirin. Sonradan bakıldığında, doğru çıkmış ama gerekçesi belirsiz sorular, aslında en riskli grubu oluşturur. Bir sonraki sınavda aynı soru biraz değişerek geldiğinde bu şans tekrarlanmaz.
İncelemeyi bir plana çevirmek
Analizin sonunda elinizde bir liste olmalıdır, bir duygu değil. Hangi konudan kaç yanlış çıktığını saymak, önümüzdeki haftanın önceliklerini kendiliğinden belirler. Üç yanlışın toplandığı bir alt başlık, bir hafta boyunca günde yirmi dakikayı hak eder. Tek bir dikkat hatasının olduğu konu ise tekrar gerektirmez; sadece benzer sorularda yavaşlamayı gerektirir.
Aynı listeyi birkaç sınav boyunca saklamak, tek bir sınavın veremeyeceği bir bilgi verir: hangi hatanın tekrarladığı. Bir kez yapılan hata rastlantıdır, üç kez yapılan hata alışkanlıktır. Alışkanlıkları görmek için tek tek kâğıtlara değil, sıralı bir kayda bakmak gerekir.
İncelemeyi zorlaştıran duygular
Kâğıda dönmeyi zorlaştıran şey çoğu zaman tembellik değil, hoş olmayan bir duyguyla yeniden karşılaşma isteksizliğidir. Kötü giden bir sınavın kâğıdını açmak, o günün gerginliğini geri getirir. Bunu hafifletmenin yolu, incelemeyi bir puan muhasebesi olarak değil bir veri toplama işi olarak kurgulamaktır. Not üzerinde konuşmak yerine soru üzerinde konuşmak, aynı işi çok daha katlanılır hâle getirir.
Aile içinde yapılan değerlendirmelerde de aynı ölçü geçerlidir. "Kaç aldın" sorusu konuşmayı kapatır; "hangi soruda takıldın" sorusu ise açar. Öğrenciyi kâğıdın karşısına oturtan şey baskı değil, oradan işe yarar bir şey çıkacağına dair beklentidir.
Sınav sonrası inceleme, kendini yargılama seansı değildir. Amaç kimin ne kadar dikkatsiz olduğuna karar vermek değil, bir sonraki denemede farklı davranmayı sağlayacak somut bir madde çıkarmaktır. Bir sınavdan çıkarılacak iki üç madde bile, kâğıdı çekmeceye atmaktan kat kat fazlasını öğretir. Zamanla sınav, ölçen bir araç olmaktan çıkıp yön gösteren bir araca dönüşür.